Deli ile Venüs, Charles Baudelaire

VII
DELİ İLE VENÜS

Ne güzel gün! Uçsuz bucaksız, park, güneşin yakıcı gözü altında kendinden geçiyor, Aşkın egemenliği altında gençlik gibi.

Nesnelerin evrensel esrimesi hiçbir gürültüyle anlatmıyor kendini; sular bile uyumuş gibi. Sessiz bir eğlence var burda. İnsan şenliklerinden çok farklı

Gittikçe büyüyen bir ışık, nesneleri gittikçe daha çok parlatıyor sanki, sanki fışkırmış çiçekler renklerinden güç alarak göğün mavisiyle yarışa çıkmak isteğiyle yanıp tutuşuyorlar, sıcak da kokuları gözle görülür bir duruma sokarak onları dumanlar gibi güneşe doğru yükseltiyor sanki.

Bu evrensel sevinç içinde üzgün bir yaratık gördüm gene de.

Kocaman bir Venüs’ün ayakları dibinde, şu yapay delilerden, Sıkıntı ya da Pişmanlık yakalarına yapışırken görevleri kralları güldürmek olan şu gönüllü maskaralardan biri, parıl parıl bir gülünç giysi içinde, başında boynuzlar, ziller, ayaklığın dibine büzülmüş, yaşlarla dolu gözlerini ölümsüz Tanrıçaya doğru kaldırıyor.

Şöyle diyor Tanrıçaya sözleri:. – “İnsanların en bayağısı, en yalnızıyım, aşktan da, dostluktan da yoksunum, en ilkel hayvandan bile geriyim bu konuda. Ama ben de ölümsüz Güzelliği anlamak ve duymak için yaratıldım! Ah! Tanrıça! kederime, taşkınlığıma acı!”

Ama amansız Venüs mermer gözleriyle uzaklara, kim bilir neye bakıyor.

Reklamlar

5 comments

  1. DELİ VE VENÜS

    Şahane bir gün! Güneşin ateşli bakışları altında koca park,aşkın buyruğu altındaki gençlik gibi,baygın düşmüş.
    Nesnelerin evrensel coşkusunu dile getirecek tek ses yok; sular bile uykuya dalmış gibi. İnsanların ayinine benzemeyen
    sessiz bir ayin var burada.
    Sanki gittikçe artan bir ışık,nesneleri gittikçe aydınlatıyor;
    uyarılmış çiçeklerin renk renk enerjileri göğün mavisiyle yarışmak için yanıp
    tutuşuyor sanki ve kokuları gözle görülür bir hale getirip,sıcaklık, onları duman duman
    güneşe yükseltmek istiyor sanki.

    Evrenin bu kıvançlı cümbüşünü seyrederken, dertli birini
    gördüm.
    Deli olmadığı halde kendini deliliğe vuranlar vardır,
    sırtında cıyak cıyak gülünç bir giysi,başında, boynuzlar, ziller, kralları, vicdan azapları ya da iç sıkıntıları bastırdığında eğlendiren soytarılar vardır hani, işte onlar
    gibi biri, Venüs heykelinin altında büzülmüş, ölümsüz tanrıçaya bakıp gözyaşları döküyor
    Ve şunları söylüyor gözleri; ” İnsanların en son, en yalnızıyım, aşktan,
    dosttan, yoksunum, en aşağılık hayvandan daha da aşağılığım.
    Oysa ben de ölümsüz güzelliği anlamak ve duyumsamak için yaratılmışım!
    Hüznüme, çılgın halime sen acı, oy! Tanrıça! ”

    Gel gör ki insafsız Venüs, uzaklara, bilmediğim bir
    şeylere bakıyor mermer gözleriyle.

    ÇEVİRİ: ERDOĞAN ALKAN

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s