1938 Harp okulu olayı ve Nazım Hikmet – Önsöz, A.Kadir

PDF A. Kadir 1938 Harp Okulu Olayı ve Nazım Hikmet

1938 Harp Okulu Olayı ve Nazım Hikmet, A.Kadir
1938 Harp Okulu Olayı ve Nazım Hikmet, A.Kadir

1938 Harp okulu olayı ve Nazım Hikmet

ÖNSÖZ

Bu kitabı yazmaya karar verdiğim zaman elimde bir satır notum yoktu. O zamanlar çekilmiş bir iki silik fotoğraf vardı kitaplığımda. Onları da ne badirelerden, ne yangınlardan kurtarmış getirmiştim bugüne. Şu geçen 29 yıl içinde, yani 1938 yılından bu yana, çok kişilere bu Harp Okulu olayını bütün girdisiyle çıktısıyle anlatmış olmam bana epey şey kazandırdı. Birçok yerleri kafama adamakıllı mıhlanmış, hazır buldum. Ama takıldığım, eksik bulduğum yerler de oldu, hem de çok oldu. Yazdıklarımı, bu olayla ilgisi olan arkadaşlarıma okudukça anladım bunu. O arkadaşlarla aydınlatmaya uğraştım oraları.

İki yıldır çalışıyorum bu kitap üzerinde. Eksik yerleri kalmadı değil, belki yanıldığım yerler de vardır. Ne yapayım, 29 yıl geçti aradan. Hem bu 29 yıl, pek öyle düz, öyle rahat da değil. Çok acılı, çok berbat ve çetin bir 29 yıl.

Neden mi yazdı m bu kitabı? Büyük bir laf edeyim de size, şaşın kalın: Bu olayı en gerçek, daha doğrusu gerçeğe en yakın yazacak bir ben varım da ondan. Çok ufak, önemsiz gibi görünen şeylere dikkat etmişim, kimsenin ilgilenmediği şeyle ilgilenmişim, sonra, en önemlisi, bu olayı adamakıllı dert edinmişim kendime.

Bu Harp Okulu olayı, kitabı yazılacak kadar önemli mi, diyeceksiniz. Hem önemli, hem önemli değil. Bu olay, bir meydan savaşı değil. Bu olay, bilimsel bir buluş falan değil. Bu o lay patlak verdiği vakit bir tek gazete bir tek satır yazmış değil bu olay üstüne. Birtek satırla bile haberi verilmedi bu olayın. Hiç kimse hiç bir şey bilmiyor. Peki , nesi yazılır bu olayın, diyeceksiniz. Öyle ya, Nazım Hikmet öldükten sonra, orda burda Nazım için gelişigüzel çiziktirilirken, ya da eldeki hazır mallar piyasaya sürülürken, biri çıkar da, hem de Nazım’a hayran biri, sanki evimi bulamazmış gibi, evime gelemezmiş gibi, ekmek paramı kazanmakta olduğum bir piyasada, yol üstünde, olur olmaz insanların yanında: «iyi ki gördüm seni, aman çok lazımsın bana sen, anlatıver şu sizin olayı bana!» derse ve kaleme kağıda sarılacak gibi olursa. ne önemi kalır bu olayın. Öyle sanıyorum, biz çoğu olayları böyle değerlendirdiğimiz için bu hale geldik.

Nazım’ın arkasından bir ağıt değil bu kitap. Bildiğim, gördüğüm, işittiğim , yaşadığım, karanlıklarda unutulup gitmesine bir türlü katlanamadığım gerçekleri gün ışığına çıkarmaktır maksadım. Biz de göçüp gidiyoruz. Bu olayın ucundan kenarından tutmuş olanlar, ufak tefek şeyler bilenler, daha doğrusu yarım yamalak şeyler bilenler kalacak ama, hiçbir vakit kavrayamayacak bunlar olayın tümünü.

O zamanlar, ta 1938 lerde, Alman faşizmi azgın bir hale gelmişti. Orta Doğuda tam bir egemenlik kurmuştu. Harp Okulunda kitap okumaya meraklı bir avuç genç vardı. Bu gençler ırkçı ve Turancı bir başka grubun hışmına uğradı. Harp Okulu, Ankara allak bullak oldu. Bugün yarın darağaçları kurulacakmış gibi bir hava esti ortalıkta. Sorgular sualler, mahkemeler derken, bu çocuklar, kabahatli kabahatsiz, kurunun yanında yaş misali, gürültüye gittiler. Kimi hapis cezası yedi, kimi alaya çıkarıldı, kimi katip sınıfına ayrıldı. Bunlar içinde, sosyalist fikirler taşımak şöyle dursun, dünyadan habersiz olanlar bile vardı. Ama bu olayın asıl acı yanı, o zaman 37 yaşında olan şair Nazım Hikmet’in, bu gençlerin varlığından bile haberi yokken, tevkif edilerek, onlarla birlikte muhakeme edilmesi ve on beş yıla mahkum olmasıdır.

Bu 1938 Harp Okulu olayında ben de sanıktım. Baştan sona kadar bulundum bu olayın içinde, hapis oldum, Nazım’la dört beş ay hapiste beraber bulundum. işte o günlerin anılarıdır bu kitap. Ama bu kitap yalnız benim sayılmamalı. Çok kimselerin emeği var bu kitapta. O günden kalan arkadaşlarımın çok emeği var. Hepsi sağ olsunlar. Ayrıca Nazım Hikmet’in bir i ki yakınından da çok yardım gördüm. Tek bir kişi bir yana, kime baş vurduysam sıcak yüzle karşılandım. Nazım’ın birçok resmini buldum. Hepsini b u kitaba koydum. Bu resimlerin bazısı bu kitabın konusuyle ilgili değil. Nazım’ın bir yaşındaki resmi, ya da babasının resmi bu kitaba neden girsindi? Korkumdan koydum bu resimleri. Çünkü, edindiğim bütün resimleri yerlerine geri verecektim kitabın baskısı bittikten sonra. Ya bir gün bu resimler orda burda kaybolur giderse, birileri alır yırtarsa, yanarsa bir gün bu resimler, diye bir düşünce aldı beni, hadi kitaba koyduklarım kalacaktı, ya koymadıklarım? Edlndiğim bütün resimleri kitaba koymaya karar verdim sonunda. İçim de rahat etti.

İyi okuyun bu kitabı, dikkatle okuyun. Bu 1938 Harp Okulu olayının insanları, yalnız yargılayanlarla yargılananlar değildir.

9 Ekim 1966 A. Kadir

A.Kadir Yaşamı ve Eserleri

Nazım Hikmet Yaşamı ve Eserleri

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s