Atlantik Tüneli, Hayâli Yerler

Atlantik Tüneli
Atlantik Tüneli

ATLANTİK TÜNELİ, Fransız mühendis Adrien Géant tarafından tasarlanmış, uzunluğu 4.700 kilometre kadar olan, vaktiyle Avrupa ile Amerika’yı birbirine bağlayan bir sualtı demiryoludur. Tünelin inşasına, Manhattan adasının ucunda, 1924 yılında başlandı, inşaat, metal ile suyun kaçınılmaz kimyasal reaksiyonlarından korumak için çimento ile astarlanmış muazzam boyda boru parçalarının suyun altına yerleştirilmesiyle ilerledi. Her parça bir sonrakine kauçuk kaplı demir cıvatalarla bağlanıyordu ki, borulara su sızması önlenebilsin. Bu muazzam tüp geçidin üstünde proje ilerledikçe başka işçiler, onu kaza yapıp denizin dibine düşerek inşaata hasar verebilecek muhtemel teknelerden korumak için sağlam bir demir ağ yaydılar. Borular doğru yerlerine çelik iplerle indirildiler. Suyla dolu oldukları için okyanusun dibine yavaş yavaş alçaldılar ki işçiler onları rahatlıkla yerlerine koyabilsin. Boruların yalnızca bir ucu kapanmıştı; açık uç, bir önceki parçanın ve suyu boşaltmakta kullanılan pompaların yanına yerleştirildi. Bir bölüm tamamlanınca, içerideki işçiler bir önceki parçanın ucunu kapatan demir duvarı yıkıyorlardı, tünel de böylece ilerliyordu. Bütün büyük girişimlerin küçük şeylerden doğduğu söylenir. Atlantik Tüneli de, Géant’in aklına, çocukların sokakta, birbirinden tahta disklerle ayrılmış birkaç boş bölmeden oluşan bir bambu kamışla oynadığını izlerken gelmiştir.

Okyanusun derinliği çok artıp parçalar artık emniyet içinde dibe indirilemez hale gelince, su geçirmeyecek biçimde sımsıkı kapatılmış koskocaman kutular denize bırakıldı ve paralel iki çizgi halinde yerleştirildi, ikisi arasına büyük demir kablolar yerleştirildi, boru parçaları da bunların üstüne kondu. Böylece tünel Atlas Okyanusu’nun altında bir tür sualtı köprüsü, birçok devasa şamandıra ile işaretlenmiş muazzam bir karayolu halini aldı. Atlantik Tüneli’nin Avrupa çıkışı, Fransa’nın Brest şehrinden çok uzakta olmayan, Brötanya’daki Pointe de Saint-Mathieu şehriydi.

Açılış günü olan 12 Mayıs 1927’de, ilk sualtı treninin geçişi sırasında, bir patlama tüneli sarstı ve Geant’ın eserinin büyük kısmını harap etti. Tren sualtında sıkışıp kaldı ama yolcular, dalgıç başlığı takıp yürüyerek Avrupa’ya dönmek suretiyle kendilerini kurtarmayı başardılar. Dönüş yolunda, ATLANTİS halkı tarafından kurulmuş kayıp şehirlerden biri olan ATLANTEJA’yı bulma şansına eriştiler. Neyse ki, bu patlamanın müsebbibi olduğu ve hem iş hem de aşk hayatında Géant’ın rakibi olduğu için kin yüzünden bu terörist girişimde bulunduğu söylenen Mac-Roller adlı kişi, adalet önüne çıkarıldı. Tünelden kalanlar, deniz tarafından yavaş yavaş aşındırıldı, şimdi ancak küçük harabeler ziyaret edilebilir. Proje asla yenilenmedi.

(Luigi Motta, Il tunnel sottomarino, Milano, 1927)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s