Ahura Mazda (Oromazdes, Ohrmazd)

AHURA MAZDA (ya da: OROMAZDES, OHRMAZD).

Alıura Mazda, Sasani oyma taş kalıp. Paris, Milli Kütüphane.
Alıura Mazda, Sasani oyma taş kalıp. Paris, Milli Kütüphane.

Hint-İranlılar, ataları Hint-Avrupalılardan, içinde tanrısal görevlerin üç geniş hiyerarşik alana ayrıldığı bir tanrıbilim dizgesini miras almışlardı: Büyüsel-dinsel egemenlik, fizik gücün ifası, zenginiikierin (mal-mülk) elde edilmesi. Çok sayıda tanrı, dünyanın bekası (yani kozmik Düzen’in korunması) için kutsal alanlarda etkinliklerini sürdürüyorlardı. Örneğin birinci görev çok sayıda tanrının da yardımıyla iki büyük tanrı tarafından, Mithra ve Varuna tarafından yerine getiriliyordu. Mithra, barışı (anlaşmalar, ittifaklar) ve uzlaşmayı (hukukun işletilmesi) amaçlayan girişimleri telkin ediyor ve güvence altına alıyordu. Varuna ise, varlıkları gözetim altında tutuyor, sayısız gözleriyle onların davranışlarını izliyor ve adaletin tecellisi için savaşlara müdahale ediyordu; bunun için de, kötüleri felç ediyor ya da çıldırtıyordu. Tüm büyüler (maya) ona aitti; onun önünde kutsal bir dehşet hissediliyor, iyiler onun yardımına sığınıyor, yine benzer biçimde pişmanlık duyan günahkarlar da onun affından yararlanıyorlardı. Mithra aynı zamanda güne hakimdi (güneşin hareketini yönetiyordu); Varuna ise gece ve yıldızların gizli dünyası üzerinde egemendi.

Henüz tam olarak bilemediğimiz bir çağda, kimi İranlılar bu çizelgeyi bir miktar değiştirdiler ve bu güç ikiliği yerine, Zeus-Iuppiter’in tek başına tanrılar tanrısı olarak benimsendiği Yunan ve Latin dünyasında yaşanan süreci hatırlatan bir süreç doğrultusunda, tek, aynı zamanda görkemli ve korku veren bir egemen güç kavramını koydular. Mithra ve Varuna, Asura (İran dilinde Ahuras) sınıfına ait olduklan için, Ahura, Tek Ahura, Bilge Güç, Ahura Büyük tanrı oldu ve Ahura Mazda adıyla anıldı. Daha sonraki çağlarda, İÖ VIII. yüzyıla doğru, Zerdüşt, tüm öteki tanrıları, Büyük Tanrı’nın altında, onun yardımcıları gibi niteleyerek gerçek anlamda bir tür tektanrıcılığı yaydı. Zerdüşt’ e göre sadece Ahura Mazda ezeliydi, diğer tanrılar canlı varlıklar gibi Ahura Mazda tarafından yaratılmışlardı. Böylece, adları tapılınaya layık olan anlamına gelen yazata’lar, onun gözünde birer melek, iyi huylu birer cin, birer Amesha Spenta (“Ölümsüz Aziz”) idi. Zerdüşt, Ahura’ya ayrıca iyilik, açıklık, dinginlik özelliklerini veriyordu; tanrı, kusursuz, adil ve barışçıl bir düzen (arta) yarattı ve bütün varlıklara yeryüzünde mutlu bir hayat ile ölümlerinden sonra ışıklı, hoş, eğlenceli bir cennet vaat etti. Bunun için gerekli olan tek şey ise, yüce dinin gereklerine sadık kalmak ve bir artavan (doğru insan) olarak yaşayabilmekti. Kuşkusuz bu durum kötülük sorununu gündeme getirmektedir; şu ya da bu varlığın tanrının yolundan gitmediği nasıl anlaşılabilirdi? Zerdüşt, görevi insanları aldatmak olan ve Druj denen kötülük cinini ortaya atmakla yetindi. Ancak, temel görüşüne (kökten tektanrıcılığa) sadık kaldığından, artal druj zıtlığıyla ilgili hiçbir mitoloji oluşturmadı. Bu iki varlığın, yine iki kutsal ruh (manyu) olan Kötücül Ruh (Angra Manyu ya da Ehrimen) ile Aziz’ in (Spenta Manyu) etkisi altında bitip tükenmek bilmeyen bir savaş sürdürdüklerini ve insanların da Aziz’in bayrağı altında toplanması gerektiğini söyledi. İyi Seçim selametin de ön koşuludur, çünkü Bilge Tanrı adalete (arta) sadık kalan insanları yalnız bırakmaz.

iranlıların dinsel duyarlılıklarının böyle bir dizgesinin tam olarak benimsenmesine olanak tanımadığını belirtelim. Nitekim, Zerdüşt Mazdeizmi ancak İS III. yüzyılda İran’ın resmi dini olmuştu. Büyük rağbet gören Mitlıra’nın Varuna tarzı bir egemenlik anlayışıyla birlikte anılmasının nedeni, muhtemelen Mithra mitolojisinin Mazdeizmin devraldığı ögelerle dolu olmasıdır. Bu nedenle, Ahura Mazda gizlemlerinin değil de Mithra gizlemlerinin (İran dışında da) varolmasını doğal karşılamak gerekir. Avesta metinlerini ustaca taklit eden kişilerin, Büyük Tarı’nın çömezleri olarak görülen, aralarında Mithra’nın da bulunduğu Vayu, Haoma, Anahita gibi tanrılara övgüler dizen ilahileri korumaları, bütün İran’ın (geç dönemlerde) bu dinin etkisi altına girmesine olanak sağlamıştır. Bugün, Parsiler için Ahura Mazda, mitolojik açıdan, Hıristiyanlardaki Tanrı Baba figürü kadar silik bir figürdür: Görkemli, egemen, yaratıcı, doğası gereği iyi, ancak uzak ve “hikâyesiz” bir figür.

Jean VARENNE, Universite de Provence’ta (Aix-Marseille I) profesör (Hint-Avrupalılar; İslamiyet öncesi İran)

Çeviri: Kemal ÖZMEN

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s