Kara Bir Zamana Alınlık, 1. yenik güne ezgiler, XIV. Pervazda Unutulan Bardak, Ahmet Oktay

KARA BİR ZAMANA ALINLIK

1. yenik güne ezgiler

XIV. PERVAZDA UNUTULAN BARDAK

Yırtılıyor yüzün, eğildiğinde
çeşmeye öğle sonu: Dikenli bir çit
biten mevsimin sesi. Yurtluğun değil,
bir sürgünsün burda. Çökelen
bu üzünç gölgeliklerine yine de senin,
tüm sözcükler gibi. Geçti kent
bir vahşet narasıyla. Geriye kalan
bir sanrı: Bileklerini sirkeyle
ovalıyor köy. Pervazda unutulmuş
bardak zamanla söyleşide,
yarısı içilmiş suyun. Yüklüyor
el arabasına döneri, teybi, televizyonu
muhacir lokantacı; “Seneye ha bereket”
diyip kitliyor kapıyı; hesabı kesen
ahçı da denize bakıyor, ilk kez
resimli bir kitap görmüş gibi.
Atıklar her yanda: Bir prezervatif
bir Adidas teki, bozuk bir kaset,
telefon defteri; ah yitik adresler
ele verilen adresler. Sürüklüyor yırtık
bir gazeteyi rüzgâr: “Bir idam” –
başını yana eğip okuyabiliyorsun ancak
katlanmış yazıyı: “daha onaylandı”
“Her yaz bir yalan, damlar kan
sızdırıyor” diyorsun, aksak
ev sahibene. Düzeltirken çarşafını
ekliyorsun: “Bitmeyen yası mı
islam insanoğlunun?”
Duymuyor gözleri hep içeri çevrik
kadın; yürüyor bir yanlışın
simgesi gibi; sağ ayağı üzerinde
alçala yüksele.

Ahmet Oktay Yaşamı ve Eserleri

Reklamlar

One comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s