Dimitrios Antoniu

Dimitrios Antoniu Eserleri

  1. Kötü Tüccarlar, Dimitrios Antoniu

  2. Dönsek mi, Dimitrios Antoniu

  3. Neye Engel, Dimitrios Antoniu

Dimitrios Antoniu Hayatı

Mozambik’te doğan Antoniu, İstanköylü eski bir denizci ailesinden gelmektedir. Hayatının büyük bir bölümünü ticaret filosunda kaptan olarak geçirdiği için dünyanın dört bir yanını dolaşmış, uzak ülkeleri, orada rastlayıp sonra bir daha görmediği insanların görüntülerini çıkış noktası yapmış şiirlerinde. Birçok Yunan şairinde olduğu gibi Antoniu’da da denizlere açılmak, karayı özlemek, sürekli bir sürgünlük duygusuna kapılmak tanıdık temalar olarak karşımıza çıkıyor. Ne var ki, Seferis’in bir maske arkasından dile getirdiği yurt özlemini Antoniu daha öznel bir sesle şiirleştiriyor. Antoniu’nun şiirleri kitap olarak yayımlandığı zaman, Londra’ya bir uğrayışında, kendisini Yunan Büyükelçiliği’nde görmeye gelen bu şair kaptan için Seferis bir yazı yazmış ve onu şu sözlerle övmüştü: “İlk olarak sayısız Yunan cıgara paketinin üstüne yazılan bu şiirleri şimdi matbaa harflerinin kişiliksiz görünüşü içinde okurken, reklam ışıklarının sisli havanın derisini bir denizcinin dövmeleri gibi süslediği sokaklardaki o ilk konuşmalarımızı hatırlamaktan alamadım kendimi. Ses gene o ses, limanlardan limanlara dolaşıp konuşan ve sonunda çobanıl Atina’mıza dönen ses. Duygu terazisinin kefelerini dengede tutmayı başaran, kendi alınyazısıyla uzak ve yabancı ülkelerdeki insanların alınyazılarını karşılaştıran bir adamın gene o nerdeyse kekeleme kertesine varan sesi. Gerçeklerle ilgili öğelerden kimi zaman yoksun olsa bile. Şiirde gerçekler her zaman bir başlangıç, kimselerin bilmediği bir yere gömülü bir çıkış noktasıdır ve bu çıkış noktası ne kadar derinlere gömülüyse o kadar iyidir. Külrengi bir ışık altında kömür yüklemenin nasıl sonu gelmezse, öyle sonu gelmeyen günler, gemi dalgalarla boğuşurken kaptan köprüsünde denizle gök arasında geçen günler, (…) uzak ve yabancı gülümseyişleri – ya hemen gördüğümüz ya da hiçbir zaman göremeyeceğimiz bu gölgelerin ve renklerin hepsine rastlayabiliriz denizci dostumuzun şiirinde. Bir geminin seyir defterini karıştırırken ya da bindiğimiz gemi bizi sevdiğimiz şeylerden uzaklaştırırken ışığın altında, açık bırakılmış bir kapı aralığından birdenbire karşımıza çıkan bir gemicinin heybetli ve uysal yüzüne rastladığımız gibi rastlarız bunlara.”

Reklamlar