Halikarnas Balıkçısı

HALİKARNAS BALIKÇISI ESERLERİ

  1. Gündüzünü Kaybeden Kuş, Halikarnas Balıkçısı

  2. Turgut Reis, Çocukluk, Halikarnas Balıkçısı

  3. Orman Perileri, Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı

  4. Boğaziçi’ne Değgin Efsaneler (BOSPHORUS), Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı

  5. Pan, Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı

  6. Anadolu Efsaneleri ÖNSÖZ, Halikarnas Balıkçısı

  7. Anadolu Tanrıları, ÖNSÖZ, Halikarnas Balıkçısı

  8. Hero ile Leandros, Anadolu Efsaneleri, Halikarnas Balıkçısı

  9. Olymposlu Tanrılar, Halikarnas Balıkçısı

  10. Troya Yıkılmasaydı İstanbul Şimdi Çanakkale’de Olacaktı, Halikarnas Balıkçısı

  11. Asya, Küçük Asya, Anadolu, Halikarnas Balıkçısı

HALİKARNAS BALIKÇISI HAYATI

1890-1973
“Tarih sahibi” Sadrazam Cevat Paşanın kardeşi, tarihçi-yazar-vezir Mehmet Şakir Paşa Girit’te sefirken*, eşi İsmet Hanım, 16/17 Nisan 1890 gecesi bir oğlan doğurdu. Çocuğa, anasının o gece düşünde Musa Peygamberi görmesi dolayısıyla “Musa”, amcasının ve babasının adlarından ötürü “Cevat Şakir” adları verildi.

Musa Cevat Şakir’in çocukluğu, babasının atandığı Atina/Faleron’da, beş yaşından sonra İstanbul/Büyükada’da geçti. Bu yıllarda resim yeteneğiyle dikkati çeken M.C. Şakir, bir yandan özel dersler alırken, bir yandan Büyükada Mahalle Mektebinde okudu. İngilizceyi hayli iyi kavradığı için, hazırlık okumadan Robert Kolej birinci sınıfına alındı. Bu okulu, ilk mezunlarından biri olarak pekiyi dereceyle bitirdi. Kendisi, kendini bildi bileli denizci olmak istiyordu. Ama ailesinin ısrarı üzerine İngiltere’nin Oxford Üniversitesine gönderildi. Orada “Yakın Çağlar Tarihi”bölümünde öğrenim gördü. Bu arada, Oxford’un ünlü kitaplığından yararlandı.

Meydan Larousse (XI / 710 a) “Resmo kumandanı… Osmanlı Tarihi (Enver Ziya Karal,
VIII /143) “komiser”diyor.

Yurda dönünce İstanbul’da, çeşitli gazete ve dergilerde yazılar yazdı, karikatür ve kapak resimleri çizdi.

Resimli Hafta dergisinin 13 Nisan 1925 günlü sayısında yayımlanan “Hapishanede İdama Mahkûm Olanlar Bile Bile Asılmaya Nasıl Giderler?” başlığı ve “Hüseyin Kenan” imzasıym yayımlanan yazısı yüzünden üç yıl kalebentlikle Bodrum’a sürüldü. Cezasının son yarısını İstanbul’da geçirdikten sonra yeniden döndüğü Bodrum’da yaklaşık çeyrek yüzyıl kaldı. Bodrum’un Karla çağındaki adından esinlenerek “Halikarnas Balıkçısı” takmaadını kullanır oldu. Bodrum’un gelişmesine ve Anadolu uygarlığının tanınıp tanıtılmasına olağanüstü katkılarda bulundu.

Çocuklarının ortaöğrenimleri için 1947′ de yerleştiği İzmir’de gazetecilik, yazarlık ve turist rehberliği yaptı. 13 Ekim 1973 Cumartesi günü saat 15.10’da İzmir’de öldü ve Bodrum’da, “manevi oğlu” Şadan Gökovalı ile birlikte seçtiği yerde gömüldü.

 

Reklamlar