Osip Mandelştam

 

OSIP MANDELŞTAM ESERLERİ

  1. Altın renkli bal, şişeden, Osip Mandelştam

  2. 341, Osip Mandelştam

OSIP MANDELŞTAM HAYATI

(1891-1938) Rus şair. Çağdaş Rus şiirinin önde gelen isimlerinden biridir. Petersburg’da felsefe, edebiyat ve Alman Dili Edebiyatı eğitimi gördü. Genç yaşta önemsenen bir yetenek olarak tanındı. Akmeizm akımının temsilcilerinden biri oldu. Stalin’i eleştiren ve dostları arasında okuduğu bir şiirin ihbar eedilmesi üzerine tutuklanarak sürgüne gönderildi ve bir çalışma kampında öldü.

Yirminci yüzyılın en önemli Rus şairlerinden Osip Mandelştam 15 Ocak 1891’de Varşova’da doğdu. Deri ticaretiyle uğraşan bir babayla kültürlü bir annenin oğlu olan Mandelştam, Yahudi kökenli ailesinin onun doğumundan kısa bir süre sonra St. Petersburg’a taşınmasıyla orada büyüdü ve ünlü Tenişev Lisesi’ni bitirdi. 1907’de ailesi Mandelştam’ı Paris’e, 1909’da İsviçre’ye gönderdi. 1910′ da Heidelberg Üniversitesi’nde Eski Fransız Edebiyatı derslerini izledi. Bu yolculukları sırasında iki kere İtalya’ya gitti. 1912-1917 yılları arasında St.Petersburg Üniversitesi’nde felsefe, roman ve Alman filolojisi okuduysa da üniversite diploması almadı. Daha öğrencilik yıllarında şiir yazmaya başlayan Mandelştam’ın ilk şiir kitabı Taş (Karnen) 1913’te yayımlandı. Petersburg  Puşkin’in, Dostoyevski’nin, ve Blok’un şehriydi. Mandelştam’ın çağdaşları arasındaki Mayakovski, Gumilyov, Ahmatova gibi ünlü şairler de orada yaşıyorlardı. O da çok genç yaşta bu ünlüler arasında önemsenen bir yetenek olarak tanındı. Özellikle Gumilyov vie Gorodetski’nin öncülük ettiği akmeizm akımının temsilcilerinden biri oldu. Akmeizm anlatımda açık seçikliğe, kelimelerin kesinliğine ve imgelerin işlevselliğine önem veren yüzyıl başında gizemliliğe yönelen Rus simgeci şairlerine karşı çıkan bir akımdı.

Mandelştam ikinci şiir kitabı Tristia’nın 1922’de Berlin’de yayımlanmasından sonra şiirden çok deneme ve eleştiri türündeki düzyazı çalışmalarına ve çeviriye ağırlık verdi. 1925’te Zamanın Gürültüsü (Şum Vremeni) ve Feodosia, 1928’de Mısır Pulu (Egipetskaya Marka) adlı kitaplarla 19 çeviri kitabı yayımladı. 1921-1925 yılları arasında yazdığı şiirleri ise 1928’de Şiirler (Stikhotvorenia), düzyazı çalışmalarını ise 1930’da Çetvertaya Proza adıyla yayımladı.

Bu yapıtlarını 1930-34 arası yazdığı Moskova Defterleri (Moskovskiye Tetradı) adlı şiirleri Ermenistan’a yaptığı yolculuğu anlatan Puteşestiriye v Armeniyu (1933) ve Dante’yle ilgili Razgovor o Dante çalışması ve Voronej’de yazdığı şiirlerini içeren Voronej Defterleri izledi.

1917 Devrimi’ne karşı olmayan Mandelştam, ülkeyi yöneten parti bürokrasisinin zamanla güdümlü bir sanat anlayışını egemen kılması üzerine kendi bağımsız görüşlerinden ödün vermedi ve bu yüzden resmi ideolojiye bağlı çevrelerin dışında kaldı. Belli bir ölçüde de karşı devrimci biri olmakla suçlandı. 1922′ de daha önce Kiev’de tanıdığı Nadejda Nikolayevna’yla evlendi ve arkadaş çevresinin yoğun olduğu Leningrad’dan Moskova’ya taşındı. 1934’te yazdığı, Stalin’i eleştiren ve dostları arasında okuduğu bir şiirin ihbar edilmesi üzerine tutuklanarak Kuzay Urallar’da Çerdin’e sürgüne gönderildi. Orada intihar girişiminde bulunması üzerine koruyucusu olan önemli devlet büyüklerinden Nikolay Buharin’in aracılığıyla cezası hafifletilerek karısıyla birlikte daha büyük bir taşra kenti olan Voronej’de sürgün yıllarını geçirmesine izin verildi.

Mandelştam artık yazdıkları yayımlanmayan lanetli bir şairdi. Bu yüzden okul defterlerine yazdığı şiirlerin kaybolup gitmemesi, bunları aynı zamanda ezberleyerek koruyan, yıllar sonra Voronej Defterleri olarak yayımlanmasını sağlayan karısı Nadejda Mandelştam sayesinde gerçekleşecekti. 1938’de Moskova’ya dönmelerine izin verilen Mandelştamlar, Osip’in 5 Mayıs’ta tutuklanıp 2 Ağustos’ta 5 yıl süreyle bir çalışma kampına gönderilme cezasıyla bir daha birbirlerini görmemecesine ayrıldılar.

Osip Mandelştam’ın sonunun ne olduğu uzun süre bilinemedi, ancak kendisinin Vladivostok yakınlarında bir çalışma kampında 27 Aralık 1938’de öldüğü resmi kurumlar tarafından açıklandı.

Mandelştam ancak 1956’da Hruşçov dönemindeki saygınlığını yenideen kazandı, 1987’de Gorbaçov zamanında da daha önce kendisine yöneltilen bütün suçlamalardan aklandı ve toplu şiirleri ölümünden 35 yıl sonra 1973’te kendi ülkesinde yayımlanabildi. Ayrıca sürgün yıllarını geçirdiği Voronej’de bir heykeli dikildi ve 1977’de Nikolay Stepanoviç Çemikh adlı bir astronomun keşfettiği küçük bir gezegene onun adı verildi. Osip Mandelştam klasik edebiyata ve Akdeniz uygarlığına tutkun, sivil şiirin ödün vermez bir temsilcisi olarak dünya çapında bir üne asıl 1970’li yıllarda, karısı Nadejda Mandelştam’ın Umutsuzca Bir Umut ve Yitirilen Umut adlı iki ciltlik anılarının Batı ülkelerinde yayımlanmasıyla kavuştu.

Bugün 20. yüzyıl Rus şiirinin Anna Ahmatova ve Boris Pasternak’la birlikte üç büyük şairinden biri sayılan Mandelştam, dünyadaki şiirseverler arasında oldukça yaygın bir okur kitlesine sahip.

Osip Mandelştam’a

Üzerlerinde eğiliyorum eğilir gibi fincanlara,
Onlarda gizli belirtilerin yok sonu,
Gençliğimizin bizim, bulanmış kanlara,
Bu kara, nazlı haberidir bu.
Gecenin içinde solumuştum bir zamanlar
Aynı havayı böyle uçurum üzerinde,
Yararsız seslenişler ve haykırışlar
O gecenin içinde, boş ve demirden.
Ah, bir zamanlar orada düşlerime giren
Karanfilin nasıl keskin soluğu,
Bu fır dönen Euridiceler.
Avrupa’yı sürüklüyor dalgalarda bir boğa.
Bu bizim gölgelerimiz, uçan yellerle
Üzerinde Neva’nın, üzerinde Neva’nın, üzerinde Neva’nın,
Bu Neva, çalkanıp duran bir iskelede,
Bu senin ölümsüzlüğe akının.
Bu anahtar şıkırtısı senin evinin,
Duyulmaz artık hiç ses seda …
Bu ezgisidir gizemli lirin,
Konuklanır şimdi öbür dünya çayırlarında.

Anna Ahmatova

Çeviri: Azer Yaran

Reklamlar