René Char

 

René Char Eserleri

  1. Aykırı Davranmak, René Char

  2. XLIX, René Char

  3. Vosge Dağlarındaki Kulübe, René Char

  4. Keçisağan Kuşu, René Char

  5. Ortak Varoluş II, René Char

  6. Uçarılık, René Char

  7. Tarih, René Char

  8. Söyle, René Char

René Char Yaşamı

René Char, 1930 yılında, Paul Eluard’ın çağrısı üzeri­ ne üstgerçekçi topluluğa katıldığı zaman 23 yaşınday­dı. Ama, Breton’la Eluard Ralentir Travaux’yu kaleme alırlarken, kendisiyle işbirliği yapacak kadar inanıyor­lardı Char’a. Ozanın bu işbirliğine katkılarını dikkatle inceleyecek olursak, “ağabey”leriyle aynı düzeye erişmiş olduğunu da görürüz. Şiirleri başlangıçta, en azından, Marteau Sans Maitre’e (1934) kadar bir dar çevre şiiri olarak kalmışsa da, bu çerçevenin Seuls Demeurent  (1945) ve Feuillets d’Hypnos (1946) ile kırılmaya başladığı görülür. Bu dönem, aynı zamanda, Char’ın ortak anlayıştan pek uzaklaşmaksızın üstgerçekçi topluluktan ayrıldığı döneme de rastlar.

Char, Alman işgaline karşı silah elde savaşmıştır; di­renme hareketi içinde Yüzbaşı Alexandre adıyla tanınır. O zamanlar yazılan direnme şiirlerinin çoğunun bugün artık unutulmuş olmasına karşın, çeteci ozan René Char’ın direnme günlüğü olan Feuillets d’Hypnos, de­ğerinden hiçbir şey yitirmediği gibi çağdaş Fransız şiiri­nin başyapıtlarından biri olarak kabul edilmeye başlanmıştır. Ama nedense, ozanı İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana toplumsal ve yazınsal güncel yaşamın dışında kalmaya özen gösterir görüyoruz.

Öte yandan, savaştan bu yana, eleştiriyi Char kadar zorlayan başka bir ozan göremiyoruz. Georges Mounin, Maurice Blanchot, Georges Poulet, Jean-Pierre Richard, Gaetan Picon ve Jean Strabonski gibi çoğu zaman ozanı övgülere boğan sayfalar kaleme aldılar. Bir de, René Char’ın, Albert Camus’nün sanatı üzerindeki artan etki­sini de unutmamak gerekir; Başkaldıran insan’ın yazı­lışına olan katkısına neredeyse işbirliği tanımını bile kullanabiliriz.(1) Çağdaş şiirdeki etkisi, özellikle Andre du Bouchet ile Jacques Dupin üzerinde görülür. Hayranlık konusunda birleşen büyük çoğunluk onun dehasının bir tanığı ise de yorumlardaki çeşitlilik, şiir hakkındaki düşüncelerini açıklamaya önem veren ozanı dinleme­mizi gerekli kılıyor. Burada hemen belirtmemiz gerekir ki, karşımızda çok güç, okura ve eleştiriciye hemen tes­lim olmayan inatçı bir ozan var; yirmi yılı aşkın dikkat­li ve titiz yorum çalışmasından sonra bile Georges Mounin, ozanın şiirlerinin yarısının hala kendisine kapalı ve karanlık olduğunu ileri sürüyor.

Peki, yol göstericileri, akrabaları yok mu Char’ ın? Eleştiricilerin, savaş sonrasında onun yapıtıyla üstger­çekçilik arasında kesin bir kopma saptamalarına karşın, en yakın akrabası André Breton’dur. (Değişik yargılara karşın günümüz Fransız, hatta dünya şiirinin bol sütlü anası hala üstgerçekçiliktir.) Birtakım yüzeysel farklılık­ların dışında Char, hem de daha geniş planda, André Breton’un tutkularının uygulayıcısı olmuştur. Char’ın şiiri, üstgerçekçi akımının kurucusunun “Gecenin kırıl­maz çekirdeği” adını verdiği şeyi izliyor ve ondan hiç uzaklaşmıyor. Ama Char’ın örnek aldığı modeli tarih olarak daha eskilere, Efesoslu Herakleitos’a kadar da­yandırabiliriz: “Zıtların bütün içinde nasıl birleştiğini anlamıyorlar: yay ve lirde olduğu gibi karşı güçlerin uyumu.” Sokrates öncesi dönemin bu felsefi yöntemi, Char’ın şiirinin en dikkate değer tema ve görünümleri­ni esinlendirmiştir. Çelişmelerin gerilimi ve özdeşliği, gerçek ile onu açıklamak için yapılan kısa ve özlü ya da parçalı ve eksik biçimlerin seçimi. Sonra ressamlar ve yontucular var; onlar da ozana bir çeşit aracılık yap­mışlardır: Geçmişte Georges de la Tour, günümüzde başta Braque, Miro, Giacometti. Ozanlar arasında da Rimbaud, Reverdy, Apollinaire, Saint-John Perse, Jouve, Artaud, Eluard var gözdeler arasında. Demek oluyor ki René Char, Fransız şiirine bir Sokrates öncesi gezegen­den kopup gelen göktaşı değil, aksine, çağının ozan ve sanatçıları arasında gelişmiş bir ozan.

Char’ın şiirini kesin ve çelişkili formüllere bağlıyor­lar. Ne var ki Char, zıtlıkların ilişkilerini usçu düşünce­nin yaptığı gibi, aydınlık ve karanlık, görünür ve gö­rünmez arasındaki ilişkiler olarak anlamıyor. Ona göre şiirin kaynağında özdek-duyarlığı sezinlemekten doğan bir erinç vardır. Ozanın görevi, bir aşamalı ruhsal sarsıntı aracılığıyla en yüksek düzeyde şiirsel dil olması gereken “gerçeğin yaratıcı bilgisi”ne erişmektir. Her türlü güzel söyleme öğretisine ve katı geleneğe kapalı olan, aydınlık ile karanlık arasındaki eytişim egemendir onun şiirlerine. “Eğer bir büyük yapıt tarihi gelişim ve bir sanat eytişimini belirleyen yapıtsa, Char’ın yapıtı bir büyük yapıttır.”(2) Özerk ve gerçek bir şiirdir bu. Gaetan Picon’a göre, üstgerçekçilikten çağdaş şiire kan aktar­masını başarıyla gerçekleştiren Char’ın şiiri, gelecek için şiirsel bir güvencedir; ozan, Rimbaud’dan sonra li­rizmle birlikte sözün ve sözcüğün de onurunu kurtar­mıştır. Şiir, ne bilinçsizliğin ve düşün araştırılması, ne de dünyayı seyreden uyanık bilincin türküsü olmalıdır; şiir, aynı zamanda hem gerçekçi, hem üstgerçekçi ol­malı, bu iki evrene de katılmalıdır: “Ozan, uyanıklığın fizik dünyası ile uykunun ürkütücü rahatlığı arasındaki, (yani) içinde şiirin karışık gövdesinin yattığı bilginin çizgileri arasındaki eşit dengeyi korumalıdır; şiir, yaşa­mın bu değişik durumlarından birinden ötekine gider gelir.” Ama bu bilginin garip bir gücü vardır, karanlığı karanlık bırakarak aydınlatır, bilinmeyeni bilinmezliği­ni sürdürecek biçimde sınırlandırır: “Önünde bilinme­yen olmasa nasıl yaşayabilir insan?” Aynı zamanda şi­ir, arzuyu, susuzluğunu gidermeden yerine getirir; şiir, “arzu kalan arzunun gerçekleşmiş aşkıdır.” Char’ın, şiirin, “şiir ve gerçek”in biricik dünyasında çelişkileri to­parlamaya ilişkin yeteneğini doğrulayan formüllerini çoğaltmak oldukça kolay. Şiir an ile sonsuzluk’u birleş­tirir: “Bir şimşekte oturuyorsak, sonsuzun merkezidir.”

Char, bütün dış görünüşlere karşın ne bir filozof, ne bir mistik, ne de bir yalvaçtır. Char, yatışma diye bir durum tanımaz onlar gibi. Onun şiiri bir şiddet ve di­renme şiiridir: Patlama, şimşek, yıldırım görüntüleri onun şiirini belirleyen şiirsel eylemin temel öğeleridir. Herhangi bir şeyi kanıtlamak gereğini duymayan Char, şiirlerine bir sarsma, başkaldırı ve umut gücü verme ça­bası içindedir: “Her kanıt yokoluşuna ozan, bir gelecek yaylım ateşiyle yanıt verir.” Bu şiddet, bazen Char’ı haksızlık ve yazgının her türlüsüne karşı direnmesini di­le getiren bir savaşım ozanı kimliğine sokar. Le Placard pour le chemin des ecoliers (1939) İpanya İçsavaşı’nın tüm çocuklarına adanmıştır. Feuillets d’Hypnos’a gelin­ce, görevlerinin bilincinde, erdemlerine bağlı, bilinçli bir hümanizm direnmesinin anlamlı bir simgesidir. Da­hası, dış dünyayla, güncel olaylarla, tarihle ilgisini kes­miş gibi görünen ozan, Haute-Provence’a füze rampa­larının yerleştirilmesine şiddetle karşı çıkmış (La Pro­vence I Point omega, 1965), insanlığı yok etmeye yöne­lik her türlü teknik gelişmeyi suçlamaktan geri durma­mıştır. Bu inatçı direniş, şu kısa ve özlü şiirinde en etki­li biçimde özetlenmektedir: “Boyun eğin siz var olan domuzlarınıza. / Var olmayan tanrılara boyun eğece­ğim ben. / insan kalacağız bağışlamazlık adına.”

Bu karanlık ve aydınlığın, karmaşa ve şiddetin şiir sanatı (poetikası) Char’ın şiirlerinin büyük bir bölümü­ne egemendir. Durmadan tekrarlanan temalar, yankıla­nan imgeler ve tekrarlanan sözcüklerle birbirlerine bağlanırlar. Örneğin, kendi kendisinin avcısı olan avcı motifi, bir ok gibi fırladığı ileri sürülen şiir için cephane sağlar. Aynı zamanda, avcı motifiyle insan, hayvan dünyasına da bağlanır. Bu dünyada, yırtıcı hayvan, in­sanın eşiti ve eşidir, çünkü her ikisi de hem kaçan hem de kovalayandır.

René Char’ın Provence’ta oturması kadar (ozan çok kısa bir süre Paris’te yaşamıştır, şiirlerinde kent’le ilgili bir görüntü bulmak hemen hemen olanak dışıdır) hiç kuşkusuz, Provence’ın ruhu da Char’da oturuyor; belli bitkiler, belli bir kayalık, belli bir kuraklık, belli bir par­laklık ozanın aydınlatıcı varlığına uygun düşüyor. Bu da iç ve dış doğa arasındaki uygunluğa bir kanıt oluş­turuyor.(3) Biraz önce de belirttiğimiz gibi, Char için aynı zamanda bir çocukluk, bir toprak ve ışık olan kırsal do­ğa onun şiirinin tema ve imgelerinin çoğunluğunu sağ­lıyor. Doğayla kendisi arasında bir uyuşum, bir özdeş­lik kuran ozan bazen doğanın bir parçasına dönüşüyor: “Donayım ve sen kadınım ol aralık ayı. / Senin uyuyan yüzündür gelecek yaşamım benim.” Kuşlardan (sarıas­ma, keçisağan, kırlangıç, narbülbülü), kertenkeleden, yılandan, incir ve badem ağaçlarından, çiçeklenme ve çiçek tozları bulutlarından oluşan bu evren, şiire gide­rek daha çok girip bir Vergilius dünyası yaratıyor, ama ne yazık ki bu doğa, yokoluşun tehdidi altındadır. (Sa­nayinin, kırsal evrenin bir parçası olan La Sorgue Irma­ğı’nın sularını kirletmesini eleştirmek için yazdığı oyun: Le Soleil des eaux.)

Char’ın şiiri, bir yerde, kendi çocukluğunun, kendi çocukluk doğasının olduğu kadar, insanlığın çocukluk dönemiyle o dönemin bozulmamış doğasının da özle­mini dile getirme görevini de yüklenmiş gibidir. Sokra­tes öncesi filozoflarıyla Lascaux Mağarası’ndaki ta­rihöncesi resimlerine düşkünlüğü buradan geliyor ol­malı. öte yandan, başkaldırı açısından, Char şiirini Ca­mus’nün yapıtına bağlamamız gerekiyor; ya da tersi. .. Dış görünüşüne karşın Char’ın şiiri ile Saint-John Perse şiiri arasında da bir akrabalık bulunabilir.

Char’ın, yaşamının her döneminde bir davranış bü­tünlüğü ve tutarlılığı içinde olduğunu görmek zorun­dayız. (Direnme hareketi, füze rampalarına karşı diren­me, doğanın korunması çabaları vb., hem toplumsal eylem, hem de şiirsel eylem planlarında gerçekleşmiş­tir.) Bu davranışı şöyle özetleyebiliriz: insan, içinde ya­şadığı, yüzeysel başarılara karşın bir güvensizlik içinde bulunduğu dünya gerçeklerine karşı çıkmalıdır. Bu kar­şı çıkış sürekli olmalı, dünyaya karışmalı ve ona katıl­malıdır; bu davranış, insanı çağdaş yapar ve her türlü ayrıcalığını elinden alır. insanın amacı, ne egemenlik ne de yetke (otorite)’dir; o kendine ait olanları korusun yeter. Bu noktada bir Char “ahlak”ından, ona özgü bir “töre”den söz edebiliriz, ama bunların metafizikle hiç­bir ilişkileri yoktur.

Kısaca söylemek gerekirse, Char kendini, güzellikle­ri korumak ve çoğaltmakla yükümlü görmektedir:

“Karanlığımızda bir tek yer yoktur. Güzellik’e. Her yer Güzellik içindir orada.”
(Feuillets d’Hypnos, 237)

Özdemir ince

(1) la litterature en france depuis 1945, Bordas.
(2) Caeton Picon, L ‘Usage de la /ecture, Marcuıe de Fıance, “Rene Char et l’aveniı de la poesie.”
(3) Poems of Rene Char, translated and annoted by Mary Ann Caws and Jo­nathan Griffin, Princeton University Press, 1976.
Öteki kaynaklar:
– J.P. Richard, Onze etudes sur la poesie moderne, Seuil, 1964.
– Pierre Guerre, Rene Char, Pierre Seghers Editeur, 1953.

KRONOLOJİ

1907
René Char, Fransa’nın güneyinde, L’lsle-sur-Sorgue’da (Vaucluse) doğar. (Ozan, La Nuit talismanique adlı kita­bında ailesi hakkında bilgi vermektedir. Bunun dışında yaşamının ayrıntıları hakkında bilgi hemen hemen yok gi­bidir.) Babası, ozan on yaşındayken ölür.

1928
Les cloches sur le coeur (René-Emile Char imzasıyla yayım­lanır; kitap, ozanın 1922-1926 yılları arasında yazdığı şiir­leri kapsamaktadır.) (Editions Le Rouge et Le Noir).

1929
Arsenal, özel baskı. Char’ ın kendisine kitap göndermesi üzerine Paul Eluard, L’lsle-sur-Sorgue’ a gelir. Char daha sonra üstgerçekçi topluluğa katılır. Bir süre için Paris’e gi­der.

1930
Le Tombeau des secrets, özel baskı. Ralentir travaux (Andre Breton ve Paul Eluard’ın işbirliğiyle) (Editions Sur­realistes). Artine, (Editions surrealistes).

1934
Le marteau sans maitre, Corti. Kitapta Moulin premier de yer almaktadır.

1935
Ozan üstgerçekçi topluluktan ayrılır.

1937
Placard pour un chemin des écoliers (Valentine Hugo’nun resimleriyle) (GLM).

1938
Dehors la nuit est gouvernée (GLM).

1940-45
Char Yüzbaşı Alexandre adıyla Direnme Hareketi’ne katılır, Alpesde Provence bölgesinin komutanıdır. 1944 yılın­da, danışmanlık yapmak üzere, Müttefik Genel Kararga­hı’na, Algiers’e gider.

1945
Seuls demeurent (Gallimard).*

1946
Feuillets d’Hypnos (Bir partizanın, yani ozanın, günlü­ğünden notlar) (Gallimard). Le poeme puluerisé (Editions Fontaine). (Char daha sonra Arriére-histoire du poéme pulvérise’yi yazacaktır, Jean Hugues, 1972).

1948
Fureur et mystere (Savaş yıllarının öfkesiyle şiirsel gizem yan yana) (Gallimard).*

1950
Les matinaux (Gallimard). *

1951
Les soleil des eaux (Sorgue trmağı’nın sularının kirletilme­sine karşı çıkan bir oyun) (Gallimard). Bu oyun, Le marte­au sans maitre ve Le uisage nuptial gibi Pierre Boulez tarafından müziklendirilmiştir.  A une sérenite crispee (Gallimard).

1952
La paroi et la prairie (GLM). Le rempart de brindi//es (Wif­redo Lam tarafından resimlenmiştir) (Louis Broder).

1954
Ala sante du serpent (Miro’nun resimleriyle) (GLM)

1955
Recherche de la base et du sommet I Pauurete et Privile­ge (Gallimard).*

1956
Pour nous, Rimbaud (GLM). Les compagnons dans le jardin (Zao Wou-ki’ nin resimleriyle) (Louis Broder).

1957
Poemes et prose choisis (Gallimard)

1958
Cinq poesies en l’honneur de Georges Braque (Geneva).

1959
Poesie / Dichtungen (Fransızca-Almanca baskı. 388 s.) (Frankfurt a.M., S. Fischer).

1960
L’inclemence lointaine (Vieira da Silva’nın resimleriyle) (Pierre Beres).

1962
La Parole en archipel (Gallimard). *

1963
Lettera amorosa (Braque’ın resimleriyle) (Gallimard).
L’Arc’ın Char özel sayısı, Aix-en-Provence.
Günümüz Fransız Şiiri, Tahsin Saraç, Demek Yayınları.
(1964 yılı Türk Dil Kurumu Çeviri Ödülü’nü alan bu yapıtta René Char’ın 8 şiiri yer almaktadır. Bu yapıt daha sonra Cem Yayınevi tarafından Çagdaş Fransız Şiiri Antolojisi (1976) adıyla yayımlanmıştır. Bu kitapta Char’ın 18 şiiri bulunmaktadır. T. Saraç’ın çevirilerinin René Char’ın şiir sanatını büyük bir başarıyla aktarmış olduğunu belirtmemiz gerekmektedir.)

1964
Commune presence (Char’ın, şiir temalarına göre hazırla­dığı bir antoloji, çok önemli bir yapıt) (Gallimard).

1965
Flux de l’aimant (Miro üzerine) (GLM). Retour amont (Gi­acometti’nin resimleriyle) (GLM).

1967
Trois Coups sous /es arbres: Theatre saisonnier (Galli­mard). les transparents (Picasso’nun resimleriyle, Ales.PAB).

1968
Dans la pluie giboyeuse (Gallimard) Dichtungen II (S. Fisc­her). Liberte, Char’ a adanmış sayı, Montreal.

1971
L’effroi la joie (Sima’nın resimleriyle) (Jean Hugues). Char’ın resim sergileri. Musee d’art moderne, Paris ile Fon­dation Maeght’te. L’Herne, Char’a saygı, 324 s. Paris.

1972
Le nu perdu (Gallimard) La nuit talismanique (Char’ın re­simleriyle) (Skira).

1974
Sur la poesie (Şiir hakkında bildiriler) (GLM).

1975
Le monde de l’art n’est pas le monde du pardon (Jacques Dupin’in önsözü ve Klee, Kandinsky, Villeri, Braque, Ma­tisse, Valantine Hugo, Nicolas de Stael, Brauner, Fernandez, Grenier, Charbonnier, Miro, Lam, Reichek, Char, Picasso, Zao Wou-ki, Vieira da Silva, Giacometti, Szenes. Bo­yan, Pierre-Andre Benoit’nin resimleriyle çeşitli ressamlar üzerine metinler) (Maeght).

1976
Poems of René Char (Fransızca-İngilizce seçme şiirler) 292 sayfa, Mary Ann Caws ve Jonathan Griffin, Princeton; Pre­sence of René Char, Mary Ann Caws, Princeton.

1977
14 temmuz günü Char 70 yaşına girer, Worfd Literature Today’in Yaz sayısı Char’a adanır.

1978
Chants de la Balandrane, (Gallimard).

1979
Fenetres dormantes et porte sur le toit (Gallimard).

1981
La Planche de vivre, Tina Jolas’la birlikte çeviriler (Galli­mard).

1985
Les Voisinages de Van Gogh (Gallimard).

1987
Le Gissant mis en Lumiere, Alexandre Galperine ve Marie-Claude de Saint-Seine’le birlikte çeviriler (Editions Billet).

1988
Eloge d’une soupçonnee (Gallimard).

19 Şubat günü saat 13.45’te Paris’te Val-de-Grâce Hastane­si’nde bir kalp krizi sonucu öldü.

Notlar:
1) Yanında(*) işareti bulunan kitaplar Poesie / Gallimard dizisinde yayımlanmış ucuz baskılardır.
2) Yanında yayın yeri belirtilmemiş olan kilaplar Paris’te yayımlan­mıştır.
3) René Char’ın şiirlerinin çevrildiği bazı yabancı diller şunlardır: İngilizce, Almanca, İtalyanca, Japonca, İspanyolca (Arjantin), Danimarkaca, İsveççe, Portekizce, İspanyolca, Lehçe,. Macarca, Çekçe, Bulgarca, Yunanca, Arapça, Türkçe, Hindçe, Sırp-Hırvatça ve İbranice.

Reklamlar