Samuel Beckett

SAMUEL BECKETT ESERLERİ

  1. Ohio impromptu, Samuel Beckett

  2. Rough for Theatre I, Samuel Beckett

  3. Act Without Words II, Samuel Beckett

  4. Film, Buster Keaton, Samuel Beckett

  5. Gogot’yu Beklerken, Samuel Beckett

SAMUEL BECKETT HAYATI

İrlandalı romancı, oyun ve senaryo yazan, öykücü, şair, denemeci ve çevinnen (1906 -1989). Dublin’in bir banliyösünde doğdu, Protestan bir ailedendi. 1927’de Dublin’deki Trinity College’in Roman Dilleri bölümünden mezun oldu. 1928’de Paris’teki Ecole Normale Superieure’de İngilizce okutmanı oldu. Burada James Joyce’la tanıştı. Joyce’un ilerde Finnegan’s Wake adıyla yayımlanacak romanının bir bölümünün Fransızca’ya çevrilmesine yardım etti. 1930’da Whoroscope (Oroskop) adlı bir şiiri yayımlandı. 1932-1937 arasında Londra’da yaşadı. Bu dönemde yazdığı öykülerden oluşan ve hayli süslü üslubu Joyce’un etkisini yansıtan More Pricks Than Kicks 1934’te, Londra’da yaşayan bir İrlandalı’nın nişanlısından kaçıp akıl hastanesinde bakıcı olmasını ve derin bir düşünce dünyasına gömülmesini konu alan Murphy 1938’de Londra’da yayımlandı. 1937’de Paris’e yerleşti.

II. Dünya Savaşı sırasında Fransız direniş grubuna katıldı. 1942’de Gestapo’ dan kurtulmak için Fransa’nın güneyine, Vaucluse’e kaçtı. Burada kaldığı iki yıl içinde gündüzleri tarım işçiliği yaptı, geceleri Watt’ı yazdı. Savaş sona erdikten sonra Paris’e döndü. Bundan sonra yapıtlarını daha yalın yazabildiğini düşündüğü Fransızca’da kaleme almaya başladı ve 1946-1950 yıllan arasında Molloy (1951), Malone Meurt (1951) ve L’innomable (1953) adlı romanlardan oluşan üçlemeyi tamamladı. Kimilerinin Beckett’in en önemli yapıtları olarak gördüğü her üç roman da tek bir kişinin çeşitlemeleri denebilecek bir dizi karakter tarafından anlatılır. Anlatıcılar hızlı bir fiziksel çöküş içindedir, var olduklarının tek kanıtı zihinleridir. Adlandırılamayan’ da bu çöküş, anlatıcının sadece bir ağız ve zihinden ibaret olmasıyla doruğa ulaşır. Beckett’in pek çok yapıtında olduğu gibi burada da anlatıcı sessizliğe ve hiçliğe tahammül edebilmek için hikiyeler uydurur ve uzun, karmaşık monologlara girer.

Yine aynı dönemde yazdığı oyunlardan Eleutheria hiç yayımlanmadı ve oynanmadı. En attendant Godot Ocak 1953’te Paris’te Theatre Babylone’daki ilk temsili ile büyük başarı kazanınca Beckett dünya çapında üne kavuştu. 1966 ‘dan sonra oyunlarından birçoğunu dünyanın çeşitli ülkelerinde kendisi sahneledi. Her türlü radyo ve televizyon programından, gazetecilerden, fotoğrafçılardan özenle kaçındı. 1969’da kendisine verilen Nobel Edebiyat Odülü’nü kabul etti, ama konuşma yapmak için Stockholm’e gitmek yerine, kazandığı parayla Tunus’a tatile gitti. 1938’de tanışıp daha sonra evlendiği Suzanne Dumesnil ile birlikte, ölümüne kadar Paris ‘te yaşadı.

Samuel Beckett, 20. yüzyılın en büyük yazarları arasında, edebiyata yaklaşımındaki uzlaşmaz anlıkla öne çıkar. Beckett’in yoğun bir kara mizahla beslenmiş olan yapıttan, insan deneyiminin ve insan bilincinin işleyişinin paha biçilmez belgeleridir. Bir eleştirmen şöyle yazmıştır: (Beckett) “edebiyatın gırtlağını keserek ve okurlannı, salt varoluşun yalın koşullarıyla, yapmacık bir neşeye ya da umutsuzluğa kapılmadan, soğukkanlılıkla yüz yüze gelmeye zorlayarak insanlığın önündeki imkânları açık tutmuştur.”

Reklamlar