Cyrano de Bergerac, II.Perde-VIII. Sahne, Edmond Rostand

Sekizinci Sahne
CYRANO, LE BRET, sağda, solda masalara oturarak yiyip içmeye koyulan CADET’LER

CYRANO, kendini selâmlamaya cesaret etmeksizin çıkanları beşuş bir tavırla uğurlayarak.
Güle güle efendim! Güle güle efendim!
Yine buyrun efendim!

LE BRET, mükedder, ellerini havaya kaldırmış, bekler.
Doğrusu pek beğendim
Bugün yaptıklarını!

CYRANO
Kuzum yine başlama!

LE BRET
Ayağına geleni geri tepmek bu ama!

CYRANO
Doğru, ileri gittim biraz.

LE BRET
Gördün mü?

CYRANO
Fakat
Başka türlü yapamam. Emin ol, bence hayat
Budur işte!

LE BRET
Daha az nobran olmaya çalış!
O zaman para, şöhret…

CYRANO
Ya ne yapmak lâzımmış?
Sağlam bir dayı bulup çatmak sırnaşık gibi,
Bir ağaç gövdesini, tıpkı sarmaşık gibi,
Yerden etekleyerek velinimet sanmak mı?
Kudretle davranmayıp hileyle tırmanmak mı?
İstemem eksik olsun! Herkes gibi, koşarak,
Yabanın zenginine methiyeler mi yazmak?
Yoksa nazırın yüzü gülecek diye bir an
Karşısında takla mı atmak lazım her zaman?
İstemem eksik olsun! Ricaya mı gitmeli?
Kapı kapı dolaşıp pabuç mu eskitmeli?
Yoksa nasır mı tutsun sürünmekten dizlerim?
Yahut eğilmekten mi ağrısın ötem berim?
İstemem eksik olsun! Tazıya tut, tavşana
Kaç mı demeli? Belki kaz gelir diye bana
Tavuk mu göndermeli? Yoksa bir fino gibi
Susta durmak mıdır ki, acep en münasibi?
İstemem eksik olsun! Bir kibar salonunda
Kucak kucak dolaşıp boy atmak ve sonunda,
Marifet şi’re koyup kameri, yıldızları,
Aşka getirmek midir, evde kalmış kızları?
İstemem eksik olsun! Yahut şan olsun diye,
Meşhur bir kitapçıya giderek, veresiye
Şiir mecmuası mı bastırmalı? İstemem
Eksik olsun! Acaba bulup bir alay sersem
Meyhane köşesinde dâhi olmak mı hüner?
İstemem eksik olsun! Bir tek şiirle yer yer
Dolaşıp da herkesten alkış mı dilenmek?
İstemem eksik olsun! Yoksa bir sürü keli
Sırma saçlı diyerek göğe mi çıkarmalı?
Yoksa ödüm mü kopsun bir Allahın aptalı
Gazeteye bir tenkit yazacak diye her gün?
Yahut sayıklamak mı lazım: “Adım görünsün
Aman!” diye şu meşhur Mercure ceridesinde?
İstemem eksik olsun! Ve tâ son nefesinde
Bile çekinmek, korkmak, benzi sararmak, bitmek,
Şiir yazacak yerde ziyaretlere gitmek,
Karşısında zoraki sırıtmak her abusun.
Eksik olsun istemem, istemem eksik olsun!
Fakat, şarkı söylemek, gülmek, dalmak hülyaya,
Yapayalnız, ama hür, seyahat etmek aya,
Gören gözü, çınlayan sesi olmak ve canı
İsteyince şapkayı ters giymek, karışanı
Olmamak. Bir hiç için ya kılıcına veya
Kalemine sarılmak ve ancak duya duya
Yazmak, sonra da gayet tevazula kendine:
Çocuğum! demek, bütün bunları hoş gör yine,
Hoş gör bu çiçekleri, hatta bu kuru dalı,
Bunlar yabanın değil, kendi bahçenin malı!
Varsın, küçücük olsun fütuhatın, fakat bil,
Onu fetheden sensin, yoksa başkası değil.
Ara hakkını hatta kendi nefsinden bile.
Velhasıl bir tufeyli sarmaşık zilletiyle
Tırmanma! Varsın boyun olmasın söğüt kadar,
Bulutlara çıkmazsa yaprakların ne zarar?
Kavaklar sıra sıra dikilse de karşına
Boy ver, dayanmaksızın, yalnız ve tek başına!

LE BRET
Tek başına, anladık, fakat herkese rağmen,
Hiç olur mu bu? Bilmem, nasıl tutuldun, hemen
Her gün, her yerde düşman kazanmak illetine?

CYRANO
Baka baka sîzdeki ahbap bereketine,
Göre göre onlara nasıl güldüğünüzü,
Nerden bulduğunuzu bu sahte güler yüzü!
Bense yolun üstünden selâmlar eksildi mi,
İçimden tebrik edip derhal kendi kendimi,
“Yine düşman kazandık!” derim, memnun olurum.

LE BRET
Ne büyük hata!

CYRANO
Evet, budur benim kusurum!
Nobranlık mesleğimdir, nefret olunmak zevkim!
Bilsen, nasıl yürünür, asil ve mütehakkim,
Dikildi mi o gözler bir hançer gibi sana!
Ne hoş lekeler yapar kendi yakalarına,
Kıskançların tükrüğü, alçakların salyası!
Sizlerin boynunuzu saran dostluk kolyası,
İtalya’da yapılan o geniş ve ajurlu
Yakalara benzer ki içinde en gururlu
Erkek çehresi bile bir anda kadınlaşır.
İnsan rahat edemez, çünkü başı dik taşır
Bir kaide olmazsa yüzümüz düşer yere.
Halbuki benim yakam, kinimdir, bir cendere
Gibi boynumu sıkıp başımı dimdik tutar;
Düşman düşman üstüne geldi mi, Arşa kadar
Yükselir alnım. Evet, kin, boynumda lâledir,
Fakat aynı zamanda alnımda bir hâledir!

LE BRET, bir müddet tevakkuftan sonra, Cyrano’nun koluna girerek.
Herkese yüksekten at, dök içindeki kini;
Ama benden saklama seni sevmediğini!

CYRANO, şiddetle.
Sus, yeter!

(Bir müddetten beri Christian, içeriye girmiş ve Cadet’ler arasına karışmış bulunmaktadır. Cadet’ler kendisiyle konuşmazlar. Christian nihayet, tek başına, küçük bir masanın önüne oturur ve Lise, kendisine içki getirir.)

Çeviri: Sabri Esat SİYAVUŞGÎL

Reklamlar

İstemem Eksik Olsun, Edmond Rostand

Ne yapmak gerek peki?
Sağlam bir arka mı bulmalıyım?
Onu mu bellemeliyim?
Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi
Önünde eğilerek efendimiz sanmak mı?
Bilek gücü yerine dolanla tırmanmak mı?
İstemem!
Herkesin yaptığı şeyleri mi yapmalıyım Le Bret?
Sonradan görmelere övgüler mi yazmalıyım?
Bir bakanın yüzünü güldürmek için biraz şaklabanlık edip,
Taklalar mı atmalıyım?
İstemem! Eksik olsun!
Her sabah kahvaltıda kurbağa mı yemeli?
Sabah akşam dolaşıp pabuç mu eskitmeli?
Onun bunun önünde hep boyun mu eğmeli?
İstemem! Eksik olsun böyle bir şöhret!
Eksik olsun!
Ciğeri beş para etmezlere mi yetenekli demeli?
Eleştiriden mi çekinmeli?
Adım Mercuré dergisinde geçse diye mi sayıklamalı?
İstemem!
İstemem! Eksik olsun!
Korkmak, tükenmek, bitmek
Şiir yazacak yerde eşe dosta gitmek.
Dilekçeler yazarak içini ortaya dökmek?
İstemem! Eksik olsun!
İstemem! Eksik olsun!
Ama şarkı söylemek, düşlemek, gülmek, yürümek
Tek başına
Özgür olmak
Dünyaya kendi gözlerinle bakmak
Sesini çınlatmak, aklına esince şapkanı yan yatırmak
Bir hiç uğruna kılıcına ya da kalemine sarılmak
Ne ün peşinde olmak, para pul düşünmek,
İsteyince Aya bile gidebilmek.
Başarıyı alnının teriyle elde edebilmek.
Demek istediğim asalak bir sarmaşık olma sakın.
Varsın boyun olmasın bir söğütünki kadar.
Yaprakların bulutlara erişmezse bir zararın mı var?
– Dök içindeki öfkeyi dostum. Ama saklama benden seni sevmediğini.
– Sus